Aptal Aşık 11 / Nişan

Herşey yine fazlası ile hızlı ilerliyordu.

Söz gecesi nişan tarihi, hatta düğün tarihi bile konuşuldu. Düğün tarihi yaza yakın düşünülüyordu ve büyük ihtimalle şehir dışında olacaktı. Malum, gelemeyenler için de nişan düğün tadında olacaktı. Biz tam olarak annem ile babamın evlilik tarihi olan 13 Şubat akşamı nişanlanacaktık. Kasım ayındaydık ve çok az bir zaman vardı.

Nasıl halledecektik o kadar işi?

Bohçası, gelmesi, gitmesi, pastası, mekanı, davetiyesi, kuaförü derken yine bir hengamenin içindeydik.

Acelemiz neydi bizim?

Çok mu aşıktık?

Ben bu aşırı kıskanç adam ile birlikte bir ömür boyu yaşayabilir miydim?

Keşke bu soruyu o zaman kendime biraz daha detaylı sorsaydım. Ve cevaba sırtımı dönmeseydim.

Hayır o beni çok seviyordu. Stres ve sıkıntıdan yeniden kilo almaya başlamıştım. Ama o, birgün bile bunun imasını bile yapmamıştı bana. Böyle güzel bir adam ile bir ömür tabiki geçerdi.

Önce nişanın yapılacağı salonu tuttuk. Sonra davetiye, nişan elbisesi, kuaförü ve fotoğrafçıyı ayarladık.

Çok stresli zamanlardı ve ben her geçen gün daha da gerginleşiyordum.

Sürekli şehir dışına git gel, çalış. Ve bu işlerin hepsi ile uğraş!

Siz siz olun bu dönemlerde gereğinden fazla sorumluluk almayın üstünüze. Bir yerden sonra kendinizi çok kötü hissetmeye başlıyorsunuz çünkü. Sanki herşeyi siz yapmıyorsunuz ve karşı taraf sadece davetliymiş gibi geliyor.

Sıra bohça işine geldiğinde klasik Eminönü turu başladı tabi. Yok annesi yok babası, ablası, abisi derken bir bakmışsınız o çok üstüne titrediğiniz adetler en büyük kavga sebepleriniz olmuş.

Bırakın insanları mutlu etmeye çalışmayı, kendiniz mutlu olmak için birşeyler yapın.

Çok mu gerekli? diye sorun kendinize!

Ama pardon bizim elalem denen tatlış bir topluluğumuz vardı di mi?

Ne derlerdi sonra?

Derken nişan günü geldi çattı.

İlk film kuaförde patladı zaten. Biri saçını beğenmez, biri tırnağını, biri bilmem nesini! Orda odak siz olmanız gerekirken ve sizi rahatlatmaları gerekirken bir bakmışsınız siz insanları sakinleştirmek için uğraşıyorsunuz. Aklınızda bulunsun, kuaföre giderken sadece en yakın arkadaşınız, kuzeniniz ya da yengeniz falan olsun yanınızda. Diğer tarafa ya başka bir kuaför ayarlayın ya da bırakın kimin ne hali varsa görsün.

Nişan salonuna girdiğimizde en sevdiğimiz insanlar bizimleydi. Toz pembesi kıyafetim ile 98 kiloya göre mükemmel görünüyordum. Açık gri takımı ve benim kıyafetim ile aynı renk kravatı ile o da çok yakışıklıydı. Çok güzel bir çift gibi görünüyorduk.

Sonra en sevdiğimiz şarkı çalmaya başladı ve biz içeri girdik.

Ben bal arısı gibiydim senden önce
Bak pervanelere döndüm seni görünce
Yana yana kül olsam her an, yine de senden ayrılamam
Yoluna adadım ömrümü ben sensiz olamam
Yana yana kül olsam her an, yine de senden ayrılamam
Bin yıl yaşasam yine sana doyamam
Sana gönlümü verdim ey nazlı güzel
Seni almazsam gözlerim açık gider
Bana ellerini ver hayat seni sevince güzel
Yoluna adadım ömrümü ben gel kaçma güzel

Gözlerimiz parlıyordu dans ederken, sanki dünya sadece ikimizin etrafında dönüyordu o an. İnsanın hiç bitmesini istemediği an’lar dan sadece biri…

Pasta kesildi, takı töreni derken ikinci film odada koptu.

Bir baktım ablası, yengesi, osu busu orda. İnsanın basiretinin bağlandığı anlardan bir tanesini de o an yaşadım herhalde. Hala hepsini odadan kovmadığım için çok pişmanım.

Normal şartlarda nişanda takılan takı vs damadınki dahil kızda kalır. Mantık olarak kız tarafı nişanı yapandır çünkü. He çok ihtiyacımız olduğundan değil tabi ama yaptıkları terbiyesizlik unutulacak cinsten değil.

Bütün bu olup bitenlerden sonra biz bir süre bunun kavgasını yaptık tabi.

Bunlar hep neden?

Tabiki iletişimsizlikten.

Öncesinde konuşun adetlerinizi, geleneklerinizi, göreneklerinizi…

Sonra en mutlu gecenizin sonunda birbirinize girersiniz demedi demeyin!

O gecenin sabahında dayak yemiş gibiydim. Ama mutluydum. Eminim o da öyleydi.

Sırada ne vardı?

Kına ve düğün!

Sakin ol Senem, hepsi geçecek…

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!