Aptal Aşık-2

İnsan karar vererek aşık olmaz, bir bakar olmuş…

Ne kadar da doğru…

O’nunla, Ağustos ayının sonlarında ılık bir yaz akşamının hafif rüzgar esintisi ile tanışmıştık.

İlk karşılaştığımızda benim üzerimde siyah belden oturtmalı bir elbise, ayağımda ise kırmızı topuklu ayakkabılarım vardı. Boyum uzun olmasına rağmen, onun yanında daha da uzun durmak için giymiştim. Ama onlarda çocukken sahip olduğum bütün kırmızı ayakkabılar gibi tatlı olmalarına rağmen, bir süre sonra canımı yakmaya başlamışlardı.

Saçlarım sarı, omuz hizasında; yüzümde ise hafif bir makyaj vardı. Gayet şık ve güzel görünüyordum.

Onun üzerinde her zaman ona çok yakıştığını düşündüğüm, hatta bensiz giymesini ciddi anlamda yasakladığım beyaz t-shirt ve buz mavisi kot pantolonu vardı.

Bir adam bu kadar içten ve güzel gülebilir miydi sahiden?

Peki ya o ses tonu…

Nasıl böyle insanın içini ısıtabilirdi?

Çok güzel bir mekanda oturup, siparişlerimizi verdikten sonra ilk bir saat, ikimizde birbirimize bakmaktan hiçbirșey konuşamamıștık.

Fonda çalan şarkı o kadar güzeldi ki sanki bizim için söyleniyordu.
Seni yerlerde göklerde bulamazlarken
Bende gizli olduğunu sezenler olmuş
Umudummuymuşsun yüreğimde..
Kımıl kımılmışsın bileklerimde?

….

Bir süre sonra yavaş yavaş muhabbet etmeye başladık. Sözü hiç uzatmadan konuya girdi. ‘Ben bu tarz olayları fazla uzatmayı sevmem. Ya bu akşam bu masadan sevgili olarak kalkacağız ya da bir daha görüşmeyelim.’

İçimden ‘Delirdi bu adam herhalde falan diye düşündüm.’ ama gayet ciddiydi.

Tabi insan bu zamana kadar hayatına kimse girmeyince ve otuz yaşına kadar beklediği ilgiyi bir anda görünce ne olduğunu şaşırıyor.

‘Tamam…’dedim, sadece tamam…

Ve biz o akşamdan itibaren artık sevgiliydik.

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!