Aptal Aşık 5/Ne İlk Ne de Son

O’na bir gece önce çok kızgın olmama rağmen cevap verdim.

-Evet Hayatım vardım.

Birinin hayatı olmak ne demekti?

Hiç kimse bana bu zamana kadar ‘Hayatım’ dememişti ki…

Evet dememişti…

Bilmiyordum…

‘Hayatım’ derken hayatımın altını üstüne getireceğini öğrenmem biraz zaman aldı açıkçası…

Eğer birine hayatım diyorsanız sanırım aşağıda saydığım bütün durumları gözü kapalı kabul ediyorsunuz demektir.

Koşulsuzca güvenmek?

Söylediği herșeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek?

O’na inanmak?

Sorgulamamak?

Bağlanmak! Hem de körü körüne…

Herșeyi toz pembe görmek?

Gördüğünüz bütün olumsuzluklara kılıf uydurmak?

Çevrenizdeki insanlar ile aranıza mesafe koymak?

Değişmek! Hem de hiç istemeden ama farkında bile olmadan…

Bazı şeylerin değişeceğini düşünmek?

Kıskançlık gibi…

Ne büyük aptallık!

İstanbul’a geldim. Eşyalarımı eve bırakıp isyerime gittim. Bazı sorular kafamda dönüp dolaşırken O’nunla konuşmak istemiyordum. Telefon o kadar çok çalıyordu ki bir yerden sonra sinirlenmeye başlamıştım. Çalışmaya adapte olamıyordum. ‘İş çıkışı seni ararım.’ diyip biraz kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Ama anlamıyordu. Telefon susmak bilmiyordu ve her bana ulaşmaya çalıştığında daha çok sinirleniyordum.

Mesaim bittiginde artık biraz daha rahattım.

Aradım.

Gayet ters bir üslup ile telefonu açtı, sanırım yine alkollüydü.

-Nerdesin sen?

-İşten çıktım, eve gidiyorum.

-Nerdesin dedim!

-Minibüsteyim, eve gidiyorum.

-Yanında erkek mi oturuyor kadın mı?

Aman Allah’ım! Nasıl bir belaya bulaştım ben…

-Ne saçmalıyorsun sen! Burası İstanbul ve ben oturacak yer bulduğuma dua ederken en önemli sorunumuz bu mu?

Daha dün gece altı saat yoldan gelip hiç uyumadan işe gelmişken, kıskançlık yüzünden tartışmıșken, tek düşündüğü bu muydu gerçekten? Yanımda kadının mı erkeğin mi oturup oturmadığı. Bu bir tür şaka olmalıydı.

-Ben senin çalışanın değilim, benimle düzgün konuş!

-Konumuzla ne alakası var, alkol mü aldın sen?

-Hayır.

Alkol aldığından o kadar emindim ki tıpkı daha dün yanındayken duyduğum o ses tonu ve gözümün önünden gitmeyen gözleri ile…

Telefonu suratına kapattım ve mesaj çektim.

-Ben senin saçma sapan kıskançlıkların ile uğraşamam.

Bitti…

Ve telefonu kapattım.

Bir Cevap Yazın