Aptal Aşık 7/ Ya Sonra?

Ben ona inanmayı tercih etmiştim.

O ise; her defasında bunu yerle bir etmeyi huy edinmişti sanki…

Ama bu sefer farklıydı. Belki ilk defa ona inandığım ve güvendiğim için kızmamıștım kendime.

Bu adam benim hayatımın her an’ında olmalı diye düşünmüştüm.

Kendimi böyle bir adama sahip olduğum için tebrik bile etmiştim.

30 yaşına kadar okul, kariyer, iş alanında birçok isteğinize sahip olunca, tek eksiğinizin kendinize ait bir aile olduğunu fark ediyorsunuz.

Yaşınız geçiyor çünkü…

Kimse 50 yaşına gelince kariyeri ile oturup sohbet etmeyecek ya da kedileri ile uyumak istemeyecektir.

Evet hep söylüyoruz. ‘Huzur için bir kitap ve kahve yeter.’ diye… Bir sıcak nefesin yerini tutacak mı peki bunlar?

Belki kısa bir süre için evet ama ya sonra?

Yalnızlığın derin huzursuzluğu çalmayacak mı kapınızı?

O yüzden inanmayı tercih ediyorsunuz.

Fakat aklımda içimi kemiren, kimsenin bilmediği bir gerçek vardı. O’ nun ise bu gerçeği bilmeye hakkı vardı.

Evet bir ihtimal üzerine kurulu bir gerçekti ama vardı. Yüzde bir bile olsa böyle bir ihtimal vardı.

O’na bu gerçeği nasıl söyleyecektim?

O’na bunu yapamazdım.

Ya beni terk ederse?

Ya bana kızarsa?

İki kişilik dünyamız o kadar güzeldi ki, korkuyordum.

Hayallerini dinlerken ona bunu hala söylemediğim için kendime kızıyordum.

Nasıl söyleyecektim?

Söyleyemezdim. Bunu ona yapamazdım.

En iyisi onu terk edip, yola kaldığım yerden tek başıma devam etmekti.

Evet evet… En güzeli onu daha fazla hayaller ile oyalamadan terk etmekti.

Son dönemlerde yaşadığımız olayları bahane ederek, ondan ayrılmak istediğimi söyledim, kabul etmedi.

‘Madem böyle birşey istiyorsun, gözlerimin içine bakacaksın ve beni sevmediğini söyleyeceksin. Her defasında kafana göre mesaj ile bu ilişkiyi bitiremezsin.

Haklıydı…

Yüz yüze görüşmemiz gerekiyordu.

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!