Aptal Aşık 9 / Benimle Evlenir misin?

Eğer 30 yaşına kadar bir obez olarak yaşadıysanız ve hiç sevgiliniz olmamışsa, hayatınıza böyle bodoslama giren kişinin her hareketini kabul ediyorsunuz. Hal ve hareketleri, yaptığı kıskançlıklar, söyledikleri, davranışları, tutumu, kısaca birçok hareketi normal karşılıyorsunuz.

Arada mesafenin de oluşu, bütün düşüncelerinizi pozitife çevirip, görüştüğünüz anda bastıran özlem duygusu ile beraber olumsuz olan ne varsa sanki geçmesine vesile oluyor.

Herşey çok güzel devam ederken, bu kıskançlıkların önü arkası kesilmiyordu ama beni sevdiğine inanıyordum. İlk defa birinin beni bu denli sevebilme ihtimali gözümü kör etsede seviliyordum.

Tanışalı daha çok kısa bir süre olmasına rağmen bu adam delirmiş olmalıydı!

Elinde parıl parıl parlayan tektaş yüzük ile gelmiş kapıma, diz çökmüş; ‘Benimle evlenir misin?’ diyordu.

He eğer kabul etmezsem de; ‘İnşallah tekrar kilo alırsın.’ temennisinde bulunuyordu.

Gözlerimden yaşlar akıyordu. O kadar mutlu hissediyordum ki kendimi; sonunda benimde bir ailem, kendime ait bir yuvam ve beni çok seven bir ruh eşim olacaktı. Aynı anda sevinç, mutluluk, hüzün,şaşkınlık bütün duyguları yaşamıştım.

Hayatımda bir ‘Evet’ kelimesinin başıma onlarca sıkıntı açacağını bir an bile düşünmeden tüm kalbim ile cevap verdim.

Evet…

Hayatlarımızın kontrolü ikimizin de elinde değildi sanki. Herşey o kadar hızlı ilerliyordu ki; durup bir ‘Ben ne yapıyorum.’ diye bile düşünememiştim.

Ailemle tanışmak istiyordu bir an önce, benimde onun ailesi ile tanışmamı istiyordu.

Gayet doğal değil miydi?

Evlenecektik biz.

Şimdi düşünüyorum da bu delilikten başka birşey değil!

Bir Cevap Yazın