Gönderilmemiș Mektuplar 12

15.12.2008

00.11

Özlediğim birine…

Bu sefer ciddi ciddi canım çok sıkkın.

Sanki seninle hiç karşılaşmayacakmıș gibi hissediyorum kendimi.

Sanki hiç hayatıma girmeyecekmișsin, beni kötülüklerden korumayacakmıșsın, elimi tutmayacakmıșsın gibi geliyor ve artık yavaş yavaş bana gelme umudumu kaybediyor gibiyim…

Sıkılmaya başlıyorum bu karamsar yazılardan.

Çok farklı biliyor musun?

Bazen heyecan basıyor. O’na yazmalıyım diyorum. Seni ne kadar özlediğimi, bana geldiğinde bütün tabularımı yıkıp seni ne kadar çok seveceğimi yazmak istiyorum. Sonrasında her biten gün ile, bana gelmeyişinle gelen karamsarlığı düşünüyorum.

Gel artık!

Hani hayatında bütün kötü olaylar sıra sıra dizilirken herșeye küsmüş, herkesten bıkmışken birșey olur ve herșey çok iyiye gitmeye başlar ya yine sıra sıra… Sen geldiğinde de böyle olacak gibi.

Yeni bir güne seninle başlamak, herșeyi seninle konuşmak, birinin sıcaklığını hissetmek…

İnanmıyorum ya…

Hayatımda herșeyin tam olduğuna inanırken, yazarken anlıyorum ki gerçekten çok büyük bir boşluk var, bunu fark ediyorum. Çünkü; mutluluğumu, sevinçlerimi, üzüntülerimi paylaşacak kimsem yok!

Sen yoksun!

Nerdesin, inan çok özledim.

Biliyorum ki bunları okurken bana bazen kızacak, bazen gülecek, seni ne kadar çok beklediğime inanamayacaksın.

Bazen seni neden bu kadar çok beklediğimi merak edecek, bazen de neden sana yazdığımı soracaksın.

Bazen de…

Neyse öyle işte…

Bu defteri sana ne zaman veririm, inan merak ediyorum. Genelde kabayımdır ben ama kalemi elime aldığımda dünyanın en duygusal, en hassas, en kırılgan insanı olabiliyorum.

Sana bazen sıkıntılarımı, bazen mutluluklarımı, bazen sevinçlerimi, bazen hüsran ile biten arkadaşlıklarımı ya da platonik aşklarımı anlatıyorum. Bazen de en çok seni anlatıyorum.

Tarihlere baktığımda karmakarışık, ama yakın tarihlere baktığımda sadece sana yazıyorum. İçimden hep yazmak geliyor. Yeri geliyor saçmalıyorum. Yeri geliyor mantıklı şeyler yazıyorum.

Bunları yazarken çok mutlu oluyorum. Önceden yırtıp atardım ve sanki yazdıklarım ile beraber sıkıntılarım da giderdi.

Ama artık onları okudukça yani acılarımla yüzleştikce olumsuzlukları daha çabuk atlatıyorum.

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!