Değiştim.

Sen şimdi bazen fotoğraflarıma bakıp, benim hayat hikayem hakkında çok şey bildiğini düşünüyorsun ya yanılıyorsun. Bütün acıları en gerçek, en yalın hali ile ben yaşadım ve sen sadece anlattığım kadarını biliyorsun.

Emin ol hepsi ile tek tek baş ettim. Nasıl yaptım bilmiyorum ama hepsinde daha çok güçlendim. Canımın çok yandığı, çok kan kaybettiğim zamanlar oldu ama hiçbirinde pes etmedim. Zaten hiçbirşeye de kolay sahip olmadım. Hep hayat ile, insanlar ile ve başkalarının önyargıları ile mücadele ettim. Şimdi ise obeziteye karşı mücadele veriyorum ve ilk defa birinin desteğine ihtiyacım var.

Paylaş!

Paylaş ki; benimle aynı sorunları yaşayan insanlar yalnız olmadığını bilsin. Bilsin ki; dünya sadece onun üstüne gelmiyor.

Şimdi söyle bana!

Daha beş yaşında ‘Şişko patates’ diye dalga geçtiler mi seninle?

Sırf kilolusun diye en ergen çağlarında platonik aşkının üç beş zibidi arkadaşının alay konusu oldun mu?

15 yaşındaydım 15!

Peki ya artık gençlik çağlarına geldiğinde hoşlandığın, yediğin içtiğin ayrı gitmeyen adam ile en yakın arkadaşın evlendi mi? Ve onunla birlikte çalışmak zorunda kaldın mı?

Orta yaşlara geldiğinde; birine inanıp, hayaller kurup, en güzel yerinde terk edildin mi?

Sonra aşırı kıskanç biri ile evlenip, hayatında görmediğin psikolojik şiddeti gördün mü?

Peki ya hiç boşandın mı?

Boşandıktan sonra ‘Sen olmazsan ölürüm.’ diyen adam beşinci ayında nişanlanıp birinci yılında evlendi mi?

Altı ay gözünden bir damla yaş gelmediği oldu mu?

Yaşadıklarını kabullenmek için yas sürecinin bütün aşamalarını en sancılı, en ağrılı şekillerde atlattın mı?

Bütün bu süreçler yetmezmiş gibi işsiz, parasız kaldın mı? Kredilerini ödeyemeyecek duruma gelip tefeci bile aradığın oldu mu?

Spor ve diyet ile verdiğin 50 kiloyu geri aldın mı?

Sonra ameliyat olup, yine o kiloyu verip bir dizi estetik operasyon geçirdin mi?

Ya hiç enfeksiyon kaptın mı?

Ölümle burun buruna gelmekten bahsetmiyorum bile!

Kanser yüzünden baban kadar sevdiğin adamı kaybedip, kendi babanı ciğerlerindeki rahatsızlık yüzünden kaybetme noktasına geldin mi?

En yakın arkadaşının bencillikleri yüzünden 14 yıl sonra ona veda etmek zorunda kaldın mı?

Ben çok kolay bir hayat yaşamadım, yaşamıyorum da. Benim yerimde başkası olsa büyük ihtimalle ya intihar ederdi ya da psikolojik tedavi falan görürdü diye düşünüyorum bazen.

Bazen insanlar, ‘Senin üzülmeni istemiyorum. Sen çok iyi bir insansın.’ diyorlar ya ‘Evet sizinle tanışmadan önce daha iyi bir insandım.’ diyip kahkaha atasım geliyor resmen. Ama yapmıyorum.

Evet iyi bir insanım ama bu sizin bütün aptallıklarınıza ‘Eyvallah’ diyeceğim anlamına gelmez.

Değiştim mi?

Evet, hem de çok değiştim.

İki sebep için değişiriz;

Ya yeterince öğrenir ve değişmek isteriz ya da yeterince yaralanır ve değişmek zorunda kalırız!

Ben çok yaralandım. Yaralana yaralana kendi kendimi tedavi etmeyi öğrendim.

Şimdi ise yazılarımın başkalarını tedavi etmesini hayal ediyorum. Ve eminim ki birgün bir yerlerde aynı sorunları yaşayan insanlar ile yolumuzun kesiştiği zamanlar olacak.

Sizinle tanışmak ve hikayenizi dinlemek için sabırsızlanıyorum.

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!