Direnç…

Kilo verirken yaşadığım en büyük kaostan bahsetmek istiyorum sizlere ki belli bir noktaya geldikten sonra pes etmeyin…

Pes etmek yerine yemek programınızı değiştirmek, yediklerinizi yazarak akşamları yüzleşmek ya da antrenman şeklinizi değiştirmek işinize yarayabilir.

DİRENÇ…

Kilo verme sürecinde belli bir noktaya geldikten sonra vücudunuz direnç göstermekte ve kendini korumaya almaktadır. Yani siz 120 kiloyken 20 kilosunu vermek 3 ya da max 5 ayınızı alırken diğer fazla kalan kısmı vermeniz 1 seneyi bulabilir.

Kilonuz ne kadar fazla ise ilk etapta daha fazla kilo verirsiniz ve sporu bile daha motive olarak yaparsınız.

Bu süreçte en çok yapılan hata başaramayacağınızı düşünüp yeniden yemeye başlamanız ve sporu bırakmanızdır ki ben öyle yaptım.

(Bir sonraki yazımda gelişmeleri yazacağım.) Kıtlık Psikolojisi

İnsülin direnci ile baş edebilmek emin olun hiç kolay birşey değil. İçinizde sürekli yemek yemek isteyen, abur cubura dayanamayan, tatlı dedim mi aklından çıkaramayan bir çocuk düşünün…

Tüm tıbbi tahlillerimi yaptırıp, hem endokrinoloji doktorum hem de yaşam koçumun desteği ile spora başladıktan 2 ay sonra 20 kilo verdim. Bir haftada 4-5 kilo verdiğimi biliyorum.

Sonrasında vücudunuz öyle bir direniyor, kendini öyle bir korumaya alıyor ki ne yaparsanız yapın 2 ay 3 ay belki 4 ay fayda etmiyor.

Yaşam koçu nedir? diye sorabilirsiniz.

Hayatımda ‘iy ki tanıdım.’ dediğim güzel insan Seçil…

Spor aletlerinin başında yapamayacağım artık diye boncuk boncuk gözyaşı dökerken ‘İnan Güleç’im’ diye beni yeniden ayağa kaldıran itici güç…

Sabahın beşinde beni uyandırıp spora çağıran tatlı bir bela…

Kendi vücut ağırlığımla spor yaptırıp vücudumun toparlanmasında etki sağlayan profesyonel…

Canımın sıkkın olduğu zamanlarda kahve içmeye kaçıran dost…

Kısaca o dönemde birbirimiz ile body sisteminde ilerlediğimiz her zaman minnet duyacağım güzel kadın...

Bu savaşta en az sizin kadar ailenizin, arkadaşlarınızın ve sosyal çevrenizin de size destek olması gerekmektedir. Aile bireylerinizin her gün özelikle akşamları size en sevdiğiniz yemekleri yapıp, pazar kahvaltılarına sırtınızı dönüp gitmek de insüline direnmek kadar zor…

Bir yandan siz bedeninizin direncine dayanmaya çalışırken diğer yandan ailenize, arkadaşlarınıza ve çevrenize karşı direndiğinizi düşününce gerçekten çok yorucu oluyor.

Duraklama döneminde yaptığım istemsiz kaçamaklara daha fazla dikkat ederek ve antrenman programını daha da ağırlaştırıp, belli noktaları değiştirerek yavaş yavaş tekrar kilo vermeye başlamıştım.

Mucize gibi bir şeydi.

Ve nihayet çok zor geçen 3 aydan sonra, kendi vücut ağırlığım ile yaptığım sporlar bir şekilde işe yaramaya başlamıştı. 9’lu rakamları görmüştüm.

Sonrasında 3 4 ay tekrar durmaya başlamıştı ama bu sefer daha tecrübeliydim.

Geçecekti…

Vücudumun gösterdiği direnç ve beynim arasındaki savaşı izlemek gerçekten hiç keyifli değildi.

Damla damla su ile kocaman bir buz kütlesini ya da mermeri parçalamaya çalışıyor gibi hissediyordum.

Aslında kilo vermesemde vücudum daha iyi görünüyordu. Fakat toplum olarak rakamlara takılıp, olumsuzluğu o kadar çabuk kabul edebiliyoruz ki o dönem görmek istemiyoruz.

Tekrar spor programım değişti. Bu sefer ek olarak aletli reforming de yapıyordum.

Bu inanılmazdı…80 kiloydum.

Hayatımda en son orta okuldayken 80’li kilolarda hatırlıyordum kendimi…

Aynadaki ben?

Evet o bendim…

Ama bu mutluluk fazla sürmeyecekti…

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!