Şahsiyet Meselesi

Şahsiyet; kişiyi diğer bireylerden ayıran akli ve zihni düşüncelerden oluşur. Bir nevi kişilik özellikleri demektir aslında…

Ne kaç kilo olduğunuz, ne boyunuzun kaç santimetre olduğu ne göz ne de saç renginiz ile alakalıdır. Yani sizin bir bireyin fiziksel özelliklerine bakarak onu tanımaya çalışmanız ya da yargılamaya çalışmanız kocaman bir aptallıktır!

İnsanlar öncelikle sizi kişilik olarak benimsemelidir. Hep ‘Saygı’ diyoruz ya bazı insanlarda bunun esamesi yok. Ama sorsanız; iyi okullarda okuyup, yüksek lisans yapıp; profesör, doktor ya da doçent olmuşlar. Acırım sizin yetiştirdiğiniz gençlere! Ve anlıyoruz ki; okumak ile ‘İnsan’ olunmuyor. Sizin o insan sıfatına erişebilmeniz için; öncelikle sizi sarıp sarmalayan, içinde kaybolduğunuz ‘Ego’ katmanından kurtulmanız gerekiyor. Bunu bilmek için de gördüğünüz gibi profesör olmaya gerek yok.

Asıl mesele; Şahsiyet Meselesi!

Eğer sizde kişilik bozukluğu varsa; dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi okullarda okursanız okuyun, hangi eğitimleri alırsanız alın, kendi mutsuzluğunuzda boğulacaksınız!

Çünkü siz buna mahkumsunuz…

İnsan olduğunuzu hatırlatmak için, size sizin gibi saygısız mı davranmamız gerekiyor?

Ondan da anlamazsınız ya neyse!

Nerden mi çıktı bu yazı şimdi?

Tanıştığım insanların tüm yüzsüzlüklerine,arsızlıklarına, saygısızlıklarına, söyledikleri yalanlara, atacakları bir sonraki adımı bile bilmeme rağmen yüzlerine gülümsemekten çok sıkıldım.

Eni konu insanca yaşayıp gideceğiz bu diyardan…

Neyin peşindesiniz?

Kimi ne ile kandırmaya çalışıyorsunuz?

Söylediğiniz herşeye gülüyor olmam, bir yerden sonra; tebessümden daha fazlası oluyor inanın!

Benim bakış açıma sahip olabilmek için, önce benim yürüdüğüm yollardan yürüyün, yaşadığım acıların sadece onda birini yaşayın sonra gelin Şahsiyet sahibi nasıl olunuyor, öğreteyim!

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!