Sapyoseksüel mi? O da ne?

Karşı cinste sizi ilk etkileyen nedir? diye bir soru yöneltsem, hiç kuşkusuz ki vereceğiniz cevap;

Karekteri güzel olsun.

Kimi kandırıyorsunuz?

Beni mi?

Kendinizi mi?

İtiraf etmeliyiz ki; her ne kadar huyu suyu güzel olsun, gülüşü güzel olsun, iyi bir insan olsun desekte; aslında ilk baktığımız kişinin dış görünüşü.

Mesela; kadınların bir erkeğe bakış açısı kocaman bir sayfayı doldururken, erkeklerin kadına bakış açısı bir cümleyi geçmez çoğu zaman.

Kadınlar için erkek; uzun boylu olsun, kaslı olsun, saçlı olsun, güzel gülsün, mis gibi koksun, cüzdanı dolu olsun, iyi bir işi olsun, evi olsun, arabası olsun, kariyeri olsun,marka kıyafetleri ve saatleri olsun. Olsun da olsun…

Erkekler için; Bakımlı olsun, vücudu güzel olsun.

Özellikle yıllar boyu obezite sorunu yaşamış biri olarak bu konudan oldukça rahatsızım açıkçası. Çünkü; çok küçük yaşlardan itibaren insanlar sizi iyi bir insan olduğunuz ya da sahip olduğunuz yetkinlikler için değil, tamamen dış görünüşünüze göre değerlendiriyor. Yani ne kadar zeki olduğunuz, ne konuştuğunuz, kabiliyetleriniz kimsenin umrunda değil.

Zeka demişken; Son zamanlarda farkettiniz mi bilmiyorum ama özellikle erkeklerin kullandığı bir sapyoseksuel kelimesidir almış başını gidiyor.

Ne demek peki bu kelimenin anlamı?

İsmine bakınca seks ile ilgili bir kelime gibi dursa da faklı bir anlamı var.

Sapyoseksüel; akıllı veya zeki sözcüğünün latincesi olan “sapien” ile “sexualis” kelimelerinin birleşmesinden oluşan, zekayı en önemli tahrik edici unsur olarak gören kişilere verilen addır.

Herhalde bu gidişle; hayata bakış açısından, olaylara yaklaşımından, entel duruşundan etkilendiğimiz insanlar için ‘Ben onun zekasını seviyorum.’ diyeceğiz.

-Ah efendim,ne kadar sapyoseksuelsiniz.

-Aman efendim, o sizin sapyoseksuelliğiniz.’

Özellikle iki lafı bir araya getiremeyen insanlar; sırf kendilerini farklı göstermek adına, adını bile hayatında belki iki defa duyup bilgi sahibi olmaya çalıştığı, sosyal medyada duyduğu bir kelimenin arkasına saklanıp ‘Ben zeka seviyorum.’ diyebiliyor.

Peki ya zekayı sevdiğini söyleyen bir insanın aynı derecede aptal olmasını nasıl açıklayacağız?

Ben onun zekasını seviyorum.

Bana göre; eğer gerçekten bu cümleyi kurabilecek kadar cesursanız; aşağıda yazdıklarımın en az bir kaçına sahip olmanız gerektiğini düşünüyorum.

Eğer ki;

-Kelimeler ile oyun oynamayı seviyorsanız ve konuşurken karşınızdaki insanı kendinize hayran bırakıyorsanız,

-Dilbilgisini çok etkin bir şekilde kullanıp, saçmalıklarınızı temellendirebiliyorsanız,

-Yakışıklı/güzel ama iki kelimeyi bir araya getiren insanlara tahammül edemiyorsanız,

-Popüler kültürün esiri değilseniz,

-Karşınızdaki insanın keskin zekası, hazırcevap olması, espri yeteneği sizi etkiliyorsa,

-Dış görünüşten ziyade, karşınızdaki kişinin ağzından çıkanlardan etkileniyorsanız,

Bir zeka seversiniz ve işinizin o kadar da kolay olmadığını hatırlatmak isterim.

Aslında ‘kendince’ zeka sever olduğunu düşünen insan; ‘Ben zeki insan seviyorum. Biraz entel olsun, standart olmasın,ne konuştuğunu bilsin, farklı olsun.’derken; anlamadığım, karşınızdaki insanın beyni ile mi sevişmeyi planlıyorsunuz?

Hayır arkadaşım, yılbaşı gecesinde dansöz çıkacak diye çocuk uyutmaya çalışırken, televizyon karşısında uyuyakalan ebeveynlere sahip olduğumuz bir ülkede yaşıyoruz. Neyin seksinden bahsediyorsunuz?

Ülkede seks dendiğinde akla en son zekanın geldiği bir ülkede kime neyin gösterișini yapıyorsunuz?

Etraf bu kadar sap doluyken ve kelime bile seksuel ile bitiyorken neyin peşindesiniz?

Şimdi bana derseniz ki; ‘Ben karşımda ne dediğini bilmeyen, ne konuştuğundan anlamadığım kişilerden negatif etkileniyorum ve konuşmak istemiyorum. Bırak konuşmayı birșeyleri anlatmak bile istemiyorum.’

Bu konuda hemfikiriz. Bunu kimse istemez zaten. Ama bunun da sapyoseksuellikle alakası yok.

Hepimizin istediği belli bir zeka ve kültür seviyesine sahip, oturmasını kalkmasını, ne dediğini, ne istediğini bilen insanlarla iletişim kurup kendimize ve karşımızdakine değer katmak…

Dipnot;Hayvani içgüdülerle sadece sevişmeye çalışan erkek ya da kadınlara inat her daim okumaya ve yaratıcı olmaya devam; çünkü ne sapyoseksüellik ne de entellektüel olabilmek bu kadar basite indirgenemeyecek kavramlar.

O yüzden siz siz olun kelimenin fonotiğine değil de içinde size hissettirdiklerine bakın….

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!

View Comments (1)