Senden Önce, Senden Sonra

Senden önce ne şen kahkahalarım varmış benim….

Hayattan ne kadar çok keyif alır, aklıma eseni yaparmışım…

Senden önce ne kadar kolay inanırmışım anlatılan herşeye…

Ne çabuk güvenip, ne çok tolerans tanımışım karşımdaki insanlara…

İnsanları kaybetmemek adına, herkesi olduğu gibi kabul edip anlamaya, elimden gelenin en fazlasını yapıp, herkese yardımcı olmaya çalışırmışım.

Mutsuz olsam da sırf konfor alanım dışına çıkmak istemediğim için, sen dahil bütün baskılara boyun eğermişim.

Senden sonra ne mi oldu?

Kimseye inanamıyorum, kimseye güvenemiyorum. Bundan da mutsuz olmuyorum.

Az insan, çok huzur…

Beni öyle bir hale getirdin ki; kimseyi anlamaya da çalışmıyorum.

Çocuklar dışında kimseye üzülmüyorum.

İnsanlara istedikleri cevapları verip, mutlu olmalarını istiyorum ki gördüğün görebileceğin en mantıklı, en gerçekçi insanlardan biriydim.

Dinlemeyi seninle öğrendim biliyor musun?

O kadar çok yalan söyledin ki bana; sadece dinleyerek insanların yalan söyleme potansiyellerini öğrendim seninle birlikte. Herkes senin kadar profesyonel değil tabi, bunu da kabul etmek lazım…

‘En azından şu ana kadar kimse beni kendini öldürmekle tehtid etmedi.’

Birşey anlattıkları zaman içten içe gülüyorum ve ‘Ben bu filmi daha önce izlemiştim.’ diyorum kendi kendime…

Ne kadar zor biliyor musun yeniden birine inanmak, güvenmek, sevmek, aşık olmak…

Sahi sen nasıl yaptın?

Hangi ara yeniden birine güvendin, inandın, sevdin?

Doğru söyle beni aldattın mı?

Benim psikolojim ile oynarken sen arka planda beni aldatıp kendini mi rahatlatıyordun?

Bunun başka bir açıklaması yok çünkü benim gözümde?

Senden sonra olan en güzel şeyler ne biliyor musun?

Ben özüme döndüm, kendimi buldum.

İçimdeki küçük kız çocuğu ile barıştım ve birlikte kahkaha atmaya başladık.

Her düştüğümde daha da güçlü bir kadın olarak ayağa kalktım.

Mutsuz olduğum yerde saniye bile durmuyorum. Gecenin yarısı, sabahın körü çok da umrumda olmuyor.

Beni mutsuz ve de huzursuz eden kimseye hayatımda tutmuyorum. Çok uzun yıllar hayatımda olmuş olsalar bile…

Hayallerime her gün adım adım yaklaşırken, yaklaşık yetmiş ülkede dalga dalga büyüyen hatırı sayılır bir okuyucu kitlesine ulaştım.

Daha çok okuyup, daha çok yazıyorum. Evet daha çok okuyabiliyorum, çünkü sırf kitap okuyorum diye beni rahatsız etmek adına ışığı sürekli açıp kapatan bir ruh hastası ile beraber değilim.

Hayatımda olsaydın inan bunların hiçbirini başaramazdım. Çünkü bana ayak bağı olup, beni aşağıya çekmek dışında hiçbirşey yapmadın.

Hayatımdan tam zamanında siktir olup gittiğin için sana kocaman bir teşekkür borçluyum.

Teşekkür ederim…