Sobe!

Evvveettt!

Uzun zamandan beri üzerinde çalıştığım yazımı nihayet tamamladım.

Okuduktan sonra emin olun çevrenizdeki insanlara bakış açınız değişecek ve o derin ‘yalnızlık’ duygusunun insana neler yaptırabileceğini net bir şekilde göreceksiniz.

İş hayatındaki ‘bekar’ erkek ya da kadınlar, vakitlerinin çoğunu işyerlerinde uzun mesailer yaparak geçirirken; ‘evli’ olan kesim çoluk çocuk ile uğraşıyor. Aynı zamanda da çalışmaya çalışıyor.

Öncelikli olarak iş hayatındaki ‘bekar’ erkek ve hemcinslerimi ele alalım.

İnsanlar kendilerini o kadar çok iş hayatının akışına kaptırmış ki; yalnızca akşam eve geldikleri zaman yalnız olduklarını fark edebiliyorlar. Ya da hafta sonları sinemaya gidecek,dans edecek, müzik dinleyecek veya duygusal anlamda bir şeyler paylaşacak kimse olmadığını anladıkları zamanlarda hissedebiliyorlar.

Dolayısı ile sosyalleşmek adına bir Facebook uygulaması olan onlinepeople, instagram, siberalem, tinder gibi sohbet sitelerine kayıt yaptırıyorlar. Bu ara bir de Linked in imiz var. Onu da es geçmemek lazım. Sitede profesyonel iş hayatı, güncel teknolojik gelişmeler, istatistikler gibi veriler olması gerekirken bildiğiniz mayın tarlası. Selam verseniz borçlu çıkıyorsunuz.

Ben nerden mi biliyorum?

Yaklaşık bir yıl önce yakın bir arkadaşım erkek arkadaşı ile bu sitelerden birinde tanışmış.

Birgün, benim şu ‘Yalnızlık güzel kadınların lüks seçimidir.’ yazıma istinaden şöyle söyledi;

‘Ya Senem, ‘ yalnızlık’ tamam güzel de her zaman değil. Ne zamana kadar lüks içinde yalnız kalacaksın? Arada yeni insanlar tanımak güzel olur. Sana git sevgili ol demiyorum. Tanı sadece…’

Haklıydı….

İnsan bazen, gerçekten tanıdığı kimse ile konuşmak istemiyor. Çünkü;bizi tanıyan insanlardan genel olarak şu cümleyi duyuyoruz;

‘Ben seni tanıyorum. Kesin şöyle oldu da böyle yaptın.’

Hep bir eleştiri ya da yargılama modu.

Böyle düşündüğüm zamanlarda ya da tanıdığım kimseye anlatıp canımı sıkmak istemediğim zamanlarda bende kısa süreli sohbet ediyorum.

Bu sohbetlerden öğrendiğim çok şey var.

‘Her yeni insan yeni bir hikaye.’

Bu hikayeleri de sizlerle ‘O’nun Hikayesi’ olarak paylaşacağım.

Peki yeni bir insan ile tanışmak size neler kazandırır?

-Tanımadığınız insanlara kendinizi daha rahat ifade edebilir ve her yeni hikayede halinize, bulunduğunuz şartlara şükür edersiniz.

-Yeni tanıştığınız insanlara siz ne anlatırsanız onu bilirler, ona inanırlar ve dolayısı ile sizi yargılamazlar. Daha çok size destek olmaya çalışırlar.

Tabi bu işin görünen cici kısmı!

İnsanların bu ağların hepsinde gerçekten farklı bir dünyası var.

Kimse özünde olduğu gibi değil. Herkes bir keşmekeşin içinde kaybolmuş durumda. Ve herkes kalabalık dünyasında yapayalnız…

Erkekler deseniz; kendilerine ait olmayan ya da ilk gençlik zamanlarında çekilmiş profil fotoğrafları ile göz doldururken, profillerin olmazsa olmazları şu şekilde;

Çakma kol saati, araba ve hayatında bir kez bile eline alıp okumadığı kitap, rakı masası, biraz çalışılmış yarı çıplak bir vücut ya da takım elbiseli janti pozlar…

Kadınlar deseniz; Yarı çıplak, son derece tahrik edici mini etekli seksi pozlar, düğün makyajı yapılarak kapatılmış akneli yüzler,diz kapağı-deniz-güneş üçlüsü ve kocaman masmavi lensli gözler…

Neymiş evlenmek istiyormuş ablam!

Gerçekten çok komiksiniz…

Evlenmek demişken, evlenmek için o siteyi kullanan kişi sayısı yaptığım incelemede erkeklerde 0 iken kadınlarda %60 lara kadar çıkıyor.

Ben bunu nasıl biliyorum?

Tabiki erkek profili ile girip kadınlar ile konuşarak 🙂

Madem bir araştırma yapıyoruz tam olsun değil mi?

E be ablacım, ilk önce aç bir kullandığın sitenin amacını öğren. Sen çakma kol saatleri, kendilerine ait olmayan araba resimleri, senede bir defa çıkılan ama binlerce tatil fotoğrafı çekilen, on resimden sekizi rakı masasında olan bir adamdan nasıl bir evlilik teklifi bekliyorsun?

Erkeklerde durum farklı değil. Sadece macera arayanı da var, tek gecelik ilişki için kullananı da.

33-43 yaş ortalamasının en büyük korkusu sanırım yaşlanmak!

Nasıl mı anladım?

Paylaşılan fotoğraflar yirmili yaşların sonları. Bu bir kompleks halini almış durumda. Tehlikenin farkında mısınız? Mesleklerine gelince hepsi doktor, mühendis, avukat.

Baba parası ile özel bir üniversiteden mezun olup hukuk bitirmiş, daha iki kelimeyi bir araya getiremiyor. Açtığı büroyu batırmış ama sorsan avukat.

Adam dünyayı gezmiş, dört dil biliyor. Lüks bir restaurantın işletmecisi ama alkol tedavisi görüyor.

Tıp ile alakası yok, ameliyathane de fotoğraf çekilmiş, sorsan doktor.

Memleketteki tek vasıfsız insan biziz herhalde diye sorguluyor insan kendini.

En önemli ortak nokta ise;yine yine yine yalnızlık…

Kimse kimseyi dinlemiyor, kimse kimsenin gerçekten nasıl olduğu ile ilgilenmiyor. Herkes kendi yalnızlığını geçiştirmek için bir şekilde bir yerlere saldırır durumda.

Hadi bunları anlayabiliyorum. Özgür insanlar, evli değiller. Bir şekilde iletişim kurmaya çalışıyorlar.

Peki ya siz evli şahsiyetler!

Şimdi size desem ki;

-Șu üç çocuğu olan yakın akrabanız site site dolaşıp kendine yeni heyecan arıyor.

-Yok ya, o yapmaz. Fotoğraflarını başkası kullanıyordur. Yok yok başkasıdır o… Baksana üç tane çocuğu var, karısı manken gibi. Arkadaşı falandır.

dersiniz.

Evet o da gerizekalı, böyle büyük bir riski göze alacak ya da haberi olmayacak böyle bir durumdan ve fotoğraflarının kullanılmasına izin verecek.

Bırakın Allah aşkına!

-Kadın evli ve ilişkilerine üçüncü kişiyi gizlilik dahilinde ilişkilerine katmak istiyormuş.

-Bak bak bak… Oldu canım suyundan da ister misin?

Siz ne zaman bu kadar midesiz oldunuz?

Nasıl bir fantazi dünyanız var arkadaşım sizin, beyinsiz misiniz?

Ya sen eski sevgilim?

Ben seninle sohbet ettiğimi, yanımda olduğunu düşünürken ne de güzel pazarlıyormușsun kendini o sohbet sitelerinde?

Ne kadar güzel fotoğraflar paylaşıp ne de güzel kendini anlatıyormușsun?

Hani kendini anlatmayı çok sevmezdin?

Hani kadın kadın olduğu için değerliydi.

Şaşırdım açıkçası seni o yarı çıplak fotoğraflar ile havuz başında içkini yudumlarken görünce…

Aslında şaşırmadım, üzüldüm biraz. Keşke hak ettiğinden çok daha kötü davransaydım ve sana birșeyleri anlatmak için zaman kaybetmeseydim.

Ne oldu?

Sobe’lendin mi tatlım?

Neyse gelelim konumuza;

-Peki nasıl kullanılıyor bu programlar?

-Üye oluyorsunuz. Beğendiğin profiller ile mesafe uzaklığına göre eşleşip sohbete başlıyorsunuz.

Muhabbet taaa 1990’lı yıllarda kullanılan mirc programından farklı değil.

Slm, Mrb, Nbr diyip başlanıyor, nerede yaşıyorsun ile devam ediyor.

Herhalde değişen tek şey artık asl değil kaç yaşındasın? diye soruluyor 🙂

Bir de artık devir teknoloji devri, hemen telefon numaraları alınmalar, instagram hesabı sorulmalar, WhatsApp üzerinden eklemeler falanlar filanlar…

Tüm bu aşamalardan sonra;

Eğer sizinle gerçekten tanışmak istiyorsa sabah öğle akşam yatmadan önce kendini hatırlatır,halinizi hatrınızı sorar. Sizinle ilgilenir.

Doğru yoldasınız, devam…

Eğer sadece gündüz sizinle iletişim kurup akşam mesaisinden sonra iletişime kapanıyorsa evlidir.

Arkanıza bile bakmadan uzaklaşın.

Eğer online olup sürekli çalışıyorum diyorsa yine uzaklaşın. Kendince bir beraberliği vardır size de sıradaki insan muamelesi yapar. Arada yazar sonra da ‘Unutulduk mu?’ der.

Yok canım unutulmadın. Silindin!

Eğer size maaşınızı, niteliklerinizi sorup yaptığı ile ile bağdaşlaștıp sizden para istiyorsa, bilin ki dolandırıcılık ile ilgilidir. Hepsinde olduğundan daha hızlı uzaklaşın hatta kaçın!

Durumlar böyle sevgili okuyucular.

Tüm öğrendiğim hikayelerden sonra mottomu yineliyorum.

Yalnızlık güzel kadınların lüks seçimidir.

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!

View Comments (2)