Üç Maymun

Gerçeklere gözlerinizi kapatınca, görmüyormuş, duymuyormuş, bilmiyormuş gibi yapınca yaşadıklarınız ya da yaşayacaklarınız değişiyor mu?

Değişmiyor tabi ki, değişmeyecekte…

Herşeyi olduğu gibi kabul edince başetmek de daha kolay oluyor herhalde sizin için?

Yoksa bu kadar kör, bu kadar sağır, bu kadar aptal olamazdınız.

Birileri gidecek yeri olmadığı için çekip gidemezken, birileri de yalnızlıktan korktuğu için bırakıp gidemiyor.

Yıllardır birlikte olduğunuz kişinin sizi aldattığını düşünün.

Ne yapardınız?

‘Affetmem, çeker giderim. Hatta sürüm sürüm süründürürüm.‘ dediğinizi duyar gibiyim.

Hadi amaa kendinizi kandırmayın lütfen!

Karşınızdaki insan ne yaparsa yapsın, siz onsuz yapamayacağınız düşüncesi ile yaşarsanız hiçbirşey yapamazsınız.

Kendinize güvenin!

O kişi hayatınıza girmeden önce nasıl yaşıyorsanız, ondan sonra da yaşayacaksınız. Biraz zor olacak ama yapacaksınız bunu. Emin olun, karakterli bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten çok daha iyidir. Sürekli kafanızda ‘Acaba tekrar aldatır mı?’ sorusunun bilinmeyen cevabı ile yaşamak nasıl bir duygudur?

Şunu unutmayın. Bir kişi bir defa aldatıyorsa, bunu birçok kere daha tekrarlayacaktır. Çünkü; o adrenalini, o heyecanı, o tutkuyu, o hazzı aldı bir kere. İsteseniz de durduramazsınız! Madde bağımlılarını düşünün mesela. Sadece bir kereliğine, verdiği hazzı merak ettikleri için deniyorlar ve her adrenalin ya da haz tutkuları ortaya çıktığında yeniden demiyorlar sanki ilk defa kullanıyorlarmış gibi… Ertesi sabah derin bir pişmanlık. Ya da daha fazlasını kullanma isteği. Aldatmak da bir nevi bağımlılık aslında. Her beden de başka bir bedeni öldürme hissi…

Nasıl baş edeceksiniz böyle bir durumda?

Hanginiz daha güçlü?

Sizin hayatınızdaki kişiyle birbirinize olan bağlılığınız mı yoksa karşınızdaki kişinin kendine bile itiraf edemediği bağımlılıkları mı?