Acı Eşiği

Yıllar yıllar sonra bugün sahip olduğum vücuda kavuşmak; benim için o kadar özel, o kadar güzel, o kadar anlamlı ki anlatmak çok zor. Sancılı süreçleri yaşamak ise daha da zor.

Bir zamanlar sadece hayallerimi süsleyen o görüntünün şimdi içindeyim. İnanılır gibi değil ama içindeyim. Hiç uyanmak istemediğim bir rüya gibi…

İlk önce spor ve diyet ile elli kilo verip, kısa sürede hepsini geri alıp, obezite ameliyatı olup tekrar aynı kiloyu verip, sarkan derileriniz için üç farklı yerden ameliyat olup, hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam etmek çok da kolay değil aslında.

Acı eşiği yüksek biri olarak, geçirdiğim estetik operasyonlar o kadar ağırdı ki; acıdan ağladığımı çok nadir hatırlarım. Şuan üşüdüğümde, ağır kaldırdığımda ya da çok yorulduğumda kendilerini hatırlatsalar da ben her aynaya baktığımda hatırlıyorum. Ama çektiğim acıları değil, ne kadar güçlü olduğumu hatırlıyorum ve kendimle gurur duyuyorum.

Bazen benim de üstesinden gelemediğim konular olmuyor mu?

Tabi ki oluyor.

Üstesinden gelmekte en çok zorlandığım konu; insanların önyargıları!

İnanır mısınız?

Vücuduma atılan onlarca dikişten çok daha acı veriyor bazen insanların sözleri, bakışları, davranışları…

Düşünsenize; derinizin yedi kat altına inip, sizi hayallerinize kavuşturuyorlar. Ve bunu vücudunuzun en çok hareket ettiği üç değişik alanda yapıyorlar.

Acısını düşünebiliyor musunuz?Acımıyor, acımıyor!

İnsanların canımı yaktığında hissettiğim acının onda biri kadar bile acımıyor!

Bedenim ile beraber kalbimin de hissizleşmesini istiyorum yavaş yavaş…

İnsanların tutarsız davranışlarına o kadar alıştım ki; bir sonraki adımlarının ne olacağını adım kadar iyi biliyorum.

Önce herşey çok güzel başlıyor. İlan-ı aşk edenler, bir şekilde iletişim, kurmaya çalışanlar, sosyal medya üzerinden yazanlar, çizenler… Sonra diyalog şu şekilde devam ediyor;

-Ne kadar az yemek yiyorsun?

-Obezite ameliyatı oldum ben.

-Aaa, hiç belli değil?

-Evet, sonrasında da estetik operasyon geçirdim.

-Dikiş izlerin duruyor mu?

-Evet ama beni rahatsız etmiyor.

-Anladım canım. Çok büyük bir iş başarmışsın, tebrik ederim.

-Teşekkürler.

Eee…

Ve ilan-ı aşk eden adam toz tanecikleri gibi kayboluyor ortadan. Ya da bir bakmışsınız telefonuna ulaşılamıyor, çünkü engellenmişsiniz.

Korkmayın, henüz insan yemiyoruz!

Size karşı samimi ve iyi niyetli olmayan insanların kendini nimetten sayması da ayrı bir olay zaten.

Kendilerine şu soruyu sormalarını öneriyorum ben?

Aynı durumda ben olsam bunların bir tanesini bile yapacak cesarete sahip olur muydum?

Eğer öyleyse; şuan çok daha farklı yerlerde olmaları gerekmez miydi?

Kusura bakmayın ama bir çok kişide o göt yok!

Olsaydı; yaşadığı başarısızlıkları anlatırken biraz utanır, yüzleri kızarırdı…

Mütevazı olmak diye birşey vardır benim aile kültürümde. Sizi bozmuyorum diye ise bu rahatlığınız babamın çok güzel bir sözünü sizlerle paylaşmak isterim.

‘Karşındaki O. İse; sen O. Çocuğu olacaksın.’

İnsanların kişilik sahibi olduklarını ya da kendimiz gibi iyi niyetli olduğunu düşünerek aslında ne kadar büyük hata yapıyoruz.

İnsanlar sizin zaaflarınızı ve zayıf noktalarınızı bilmedikleri sürece size zarar veremezler unutmayın.

O yüzden ne yapıyoruz?

Bol bol gülümsüyoruz 🙂

Kimine sevgiden, kimine saygıdan…

8 Comments

  1. Öncelikle çok önemli bi işi başarmışsınız, tebrik ederim…insanların söz ve davranışlarının, size ameliyat acısından daha fazla acı verdiği konusuna itiraz edicem, siz bu tipleri insan zannettiğiniz, bildiğiniz için acıyı kuvvetli hissediyorsunuz, bunların bi çoklarının sizin anladığınız insanlıkla ilgisi yoktur…Bedeniniz ve kalbinizin hissizleştirilmesine katılamıyorum..Karşınızdakini doğru okuma işini geliştirebilirseniz iyi olur, bu arada kendinizi de doğru okuma (beyin, beden ve ruh üçlüsünün nasıl işlediği ile ilgili, beyin ve sinir sistemi ile ilgili kaynak kitapları tavsiye edebilirim..) işini geliştirmelisiniz derim..Bu arada yazılarınız iyi ve güzel, içinizdeki ile iletişiminiz dürüst, bu çok daha iyi, çevrenizdekilerin bi çoklarının içi dışı bir dürüstlüğünde ve samimiyetinde olmadığını, olamadığını unutmayın..

  2. İnsan seçimleridir. Yaratım ve seçimler için sonsuz tebrikler. Algıları, algı operasyonlarını, subliminal mesajları yıkıp yeni yaratımlar yapmak büyük başarı.

  3. Sabrın ve azmin sonunda ulaşılan başarı, en tatlı ve en güzel olandır.. Tebrikler

  4. Öncelikle geçirdiğiniz tüm o zorlu süreçleri büyük azim ve güç ile atlatmış olmanıza hayran olmamak elde değil. Ve o acıları cesaretle yazıya aktarmanız da ayrı bir yetenek. Yazıda verdiğiniz özlü sözler de tam oturmuş yerine:) Senem hanım son olarak ben de bir söz ile yorumumu bitireyim; ” Hayat birgündür , o da bugündür” gerisini boşvermek lazım aslında. Saygılarımla
    Mustafa Ç. ( muscaksailor) ..

Bir Cevap Yazın