Bazı insanlar… Kitabımdan

Bazı insanların hayatımıza girmeleri ve çıkmaları bir olur. Bazıları ise uzun bir süre kalır ve yüreğimizde ayak izlerini bırakır. Ama biz hiçbir zaman aynı insan olarak kalmayız.

Keşke kalabilsek di mi?

Daha az üzgün, daha az yorgun, daha az kırgın, daha az öfkeli, daha çok mutlu olabilirdik mesela…

Evet…

Patronun hayatımdan çıkması ile birlikte kendi yoluma bakmalıydım.

……

Sen bir eylül gel, ben her eylül beklerim seni diyordu şair…

O da öyle derdi…

Herşey ağustos ayında yengemin bana verdiği pembe inci bileklikler ile başlamıştı aslında…

O inci bilekliği takan 3 4 arkadaşının hemen ertesi gün sevgilisi olmuş ya da evlenme teklifi almıştı. Öyle diyordu 😊

Şimdi hangi bileklikler diye soruyor olabilirsiniz ama ben uzun zaman önce takmayı bıraktım.

Taktım… O hafta O’nunla tanıştık.

İnsan bu kadar güzel gülebilir miydi gerçekten?

Beyaz bir insana bu kadar mı yakışırdı?

Nasıl bu kadar temiz kalpliydi?

Nasıl böyle güzel düşünceli kalabilmeyi başarabilmişti?

Sonunda gerçekten beni ben olduğum için seven birinin var olduğunu düşünmek…

Ah ne muazzam bir duygu…

‘Günaydın’ mesajı ile başlayan sabahlar…
‘İyi geceler’ ile biten geceler ile birlikte; beni ve yaşadığım hayatı talan edecek olan Eylül fırtınası da hoş gelmişti…

……

Hayır olamazdı.

Hayatımın en anlamlı zamanında bu olmamalıydı.

Patron…

Şimdi sırası değildi.

O, tercihini yapmıştı. Bana sadece ‘Seninle arkadaş olarak bile görüşmem uygun olmaz. Hayatımdaki kişiye ayıp ederim.’ diyerek, arkadaş bile kalmak istemeyen kendisiydi.

Ne değişmişti?

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!