Çakıl taşları

Bir insanın size verdiği değer, size ayırdığı zaman ile orantılı olmalıdır bence.

Ne demiş Paul Auster

“İnsanlar asla söyledikleri kadar meşgul değillerdir. İnsanların öncelikleri vardır ve bazen sıra sana gelmez.”

Eğer bir insanı sadece hayatınızdaki boşlukları doldurmak için kullanıyorsanız ya da geçmişinizin izlerini silmek için kendinize yeni hikayeler arıyorsanız o insanın kimyasını bozmadan lütfen uzaklaşın!

Bir insanın başına gelebilecek en kötü durumlardan biri; vakit ayırıp değer verdiği birinin, onu hayatının neresinde tuttuğunu bilmemesidir.

Ben, onun hayatının neresindeyim?

Çoğu kez insan soramaz bunu karşısındakine. Kaybetmekten korkar. Ama aklındaki bu soru kemirir onu içten içe…

Ben, onun hayatının neresindeyim?

Önemli midir?

Yıllarca insanları kaybetmekten korktuğundan dolayı, onları önemsemek zorunda kalan biri için aslında çokta önemli değildir. Ama insanoğlu olarak merak doğamızda var.

Yıllarca tanıdığınız insanların bir yerden sonra sadece kendi hayatına odaklanıp, sizin ona verdiğiniz değeri hiçe sayması ile sorgulamaya başlıyorsunuz birlikte geçirdiğiniz yılları…

Hele birde hiç tanımadığınız ama tanımaktan büyük gurur duyduğunuz kişinin yaptıklarını düşününce daha çok sorguluyorsunuz ve geçen yıllara sırtınızı dönmek istiyorsunuz.

-Kıyabilir misiniz?

-Ben kıyamıyorum.

Büyük heyecan ile birlikte geçirdiğimiz zamanlar, sabahlara kadar ettiğimiz sohbetler, okuduğumuz kitaplar, dinlediğimiz müzikler, hayalini kurduğumuz gelecek yıllar…

Düşününce o kadar da kolay olmuyor açıkçası…

En kötü tarafı da ne biliyor musunuz?

Karşınızdaki kişinin beklenmedik duyarsızlığı.

Düşünüyorsunuz…

2 ve 4 yaşında iki çocuğun küçücük elleri ile çakıl taşları toplayıp sizi mutlu etme çabası…

4 yaşında olan miniğim ile iki yaz önce (o henüz iki yaşındayken) , deniz kenarında çakıl taşlarını toplarken ona tek söylediğim o büyüdüğü zaman şimdiki anılarımızı düşünüp yıllar sonra birlikte gülecek olmamızdı. O günden beri yolda gördüğü taşları mermer dahil eve getiriyor. Kardeşi de ondan örnek alıp aynısını yapıyor.

Ya da

Sadece bir iki saat hayalinizi anlattığınız ve hiç tanımadığınız bir adamın konudan çok etkilenip size gece uyumadan bir kitap kapağı tasarlaması…

‘Dibi görmeden en tepeye çıkamazsın…’

temasını andıran derinlerde bir kadın figürü…

Hayatınızda size zaman ayıran insanları sevin! Hem de çok sevin…

Bana soruyorlar bazen çakıl taşlarının hikayesini…

Neden mi o çakıl taşlarını çok seviyorum?

Suratımda anlamlandıramadığım bir tebessüm oluşturduğu için,

Benim için anlamını düşününce içimi sonsuz huzur kaplattığı için,

Bedelinin sadece iki gülümseme olduğunu ve kimsenin olmasa bile her zaman iki minik kalbin akıllarında olduğumu bildiğim için çok seviyorum.

Ne acıdır ki; bazı insanlar dünyayı da gezseler, milyarlar da kazansalar bu mutluluğu hiçbir zaman tadamayacaklar.

Sevdiklerine ya da onu seven insanlara yoğunluklarını bahane edip, vakit ayıramayan insanlara bolca zaman diliyorum. Umarım kaybettiklerini kazanmak için yeterince vakitleri olur.

Senem Acar: Yaşadıklarımı Örnek Almak İçin Bir Sebebin Yok. Alma Zaten. Ben Kılavuzun Değilim, Dilediğin Zamana Kadar YOL ARKADAŞINIM!