Gönderilmemiș Mektuplar 21 / Fala İnanır mısın?

Fala İnanır mısınız?

‘Hayır, inanmam.’

Bende tam olarak böyle düşünmüştüm zaten. Ben de inanmıyorum 🙂

Her ne kadar ‘Hayır, inanmam.’ desekte; şuan on kadından dokuzu kahve ve tarot falı bakan sitelere çılgınlar gibi fincan fotoğrafı gönderiyor. Ve işin ilginç tarafı bilgisayarın diğer tarafından gelen yazılara inananlar var. Hayallerinizi yıkmak istemem nasıl her on kadından dokuzu nasıl fal için fotoğraf gönderiyorsa; bu sitede yine aynı şekilde on kadından dokuzuna aynı yazıları kopyalayıp yapıştırıp, gönderiyor.

Diyelim ki bir site için çalışıyorsunuz. Akşamları ya da gün içerisinde boş kaldığınız zamanlanlarda hayal gücünüzü kullanarak, sallayabildiğiniz kadar sallıyorsunuz. Ve bu sayede asgari ücretten fazla para kazanıyorsunuz gibi.

Yazdığım yazıyı, o gittikten hemen sonra yazmıştım. Hikayeyi birebir yaşayan biri olarak diyorum ki; neye inanırsanız onu yaşarsınız.

Yazımın o tarihte yazılmış orijinal halini paylaşacağım için imla hataları hariç düzenleme yapmayacağım.

18 Ekim 2010

05:40

Ya hiç gelmeseydin gelişinle huzur etmeseydin içimde.Ya gitmeseydin ya da giderken götürseydin içimdeki seni de…

Bir masal gibi başlamıștı her şey…

Sonu çaresizce bir bekleyiş olan, acı bir masal…

Can sıkıntısından ne yapacağını bilmeyen ve çare arayan genç kız ve yakın arkadaşı eğlence amacı ile nam-ı dillerden düşmeyen bir falcı kadına giderler.

Hayatının en kötü bir yılını geçirdikten sonra sığınacak bir liman arayan genç kıza, iki hafta sonra sarışın yeşil gözlü çok iyi yetişmiş adı Ali olan biriyle tanışacağını söyler falcı kadın…

Kız inanmaz. ‘Hadi canım daha neler!’ gibi sözler söyler.

Aradan tam 2 hafta geçer.

Genç kız, tesadüfen kadının bütün söylediklerini doğru çıkaran biriyle tanışır. Aynı tarifteki gibidir genç adam. Adı da Ali’dir. Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak görev yapan milletvekili anne babanın gözbebeği biricik oğulları…

Kız ilk önce şaşırır, sonra düşünür. ‘Olamaz! Böyle bir şey mümkün müdür?’

Genç kız o kadar şaşkındır ki, başından geçenleri tek solukta anlatır genç adama.

Genç adam; anlatılanlara hiç şaşırmadan, sanki böyle birşey hergün başına geliyormuş gibi;

Ben senin için gönderildim. Hayatını düzene sokup çıkacağım hayatından ve sen hiçbir şey olmamış gibi kaldığın yerden devam edeceksin.’der.

Kız hayatının şokunu yaşar. Şaka yapıyor herhalde diye düşünür.

O günden sonra sürekli konuşurlar. İyiden iyiye girmişlerdir birbirlerinin hayatına.Genç adam kıza, bu zamana kadar çevresindeki bütün insanların onun ailesi için,kariyeri için,maddiyat için yanında olduklarını ama kendisinin ona huzur verdiğini söyler.

Geçen süre zarfında, genç adam kızın yaşadıklarını sabırla ve inatla dinler,yol gösterir,yaptığı yanlışlardan döndürür ve onu içten içe beklide farkında olmadan kendine hayran bırakır.

Bir gün olanlar olur ve kız hayatına giren meleğe aşık olur. Üç ay boyunca bıkmadan usanmadan her gün konuşurlar. Kızın hayatı gerçekten düzelmeye başlar.Eskiden uğruna ölümü göze alabileceği büyük aşkını bile unutur.

Ve bir gün genç adam İngiltere’ye gideceğini ne zaman geleceğinin belli olmadığını beklemek isteyip istemediğini sorar. Kız tabi ki bekleyecektir aksi bir şeyi düşünmek bile ona acı verir.
Olanlardan sonra kız aynı kadınla tekrar karşılaşır. Kadın genç adamın gideceğini, kötü bir şeylerin olacağını söyler.
O gece genç kızla adam saçma sapan bir şey yüzünden tartışırlar. Kız her zamanki gibi burnunun dikine gider ve dinlemeden yargılar. Genç adam kıza ‘Sen bu ilişkiye olan heyecanını,bana olan inancını kaybetmişsin’ der. Kız çok üzülür, çünkü meleğini üzmüştür. Asıl o giderse hayata olan bütün inancı kaybolacak,yine her şeye sıfırdan mutsuz bir şekilde başlayacaktır.

Genç kızın iki haftalığına şehirden uzaklaşması gerekir,konuşurlar…
Genç adam kendisine zaman vermesi gerektiğini, hayatına girdiğinden beri her an onu düşündüğünü ama bunun kendisine zarar verdiğini söyler çünkü düşünmesi gereken çok önemli bir sınavı vardır önünde.
Kız tamam der ve son bir soru sorar ‘Peki geldiğimde yanımda olacak mısın?’

Genç adam evet der…
Aradan 2 hafta geçer…
Kız geri gelir ama ulaşamaz genç adama. Bütün sınırlarını zorlar onu son bir defa görüp konuşmak için.

Ulaşamaz…

Kızın hayatı gene bir çıkmaza girer.

Onsuz ne yapacaktır?

Nasıl nefes alacak,nasıl yaşayacaktır?

Genç adam aynı dediği gibi yapar. Genç kızın bütün hayatını düzene sokup hiç bir şey olmamış gibi, sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi sessizce çıkıp gider hayatından.

Genç kız çok üzülür başlarda…

Ama sonra;

‘Hayatında o olsa ne yapardı?

Ne derdi?

Nasıl yönlendirirdi?’

diye düşünerek meleğini her zaman yanında hisseder.

Genç adamın ona armağan ettiği şarkıyı bile dinleyemez olmuştur artık. Ne zaman dinlese bütün yaşananlar bir film şeridi gibi geçer gözlerinin önünden..
Aradan bir yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen kız hala unutamaz genç adamı, o yemyeşil gözleri her gece düşer gecelerine….

Bir Cevap Yazın