Gönderilmemiş Mektuplar 26 / Papatya

‘Gülüşünden toplamam gereken papatyalar var, papatyalar dudaklarında açmış güzel kadın!… Gülümsediğinde şehrim bahar kokuyor. Papatyalar ile birlikte seviyoruz seni.’

Bu notu geçenlerde kitaplarımı düzeltirken en sevdiğim kitabın arasında buldum. O zarif çiçekleri aldığım günü düşündüm, sonra da yüzümde oluşan gülümsemeyi. Üç sene önce nisan ayının başlarında yağmur kokusu ile birlikte gelmişlerdi. Ne kadar da mutlu olmuştum bu sebepsiz yere gelen papatyalar ile…

Sonra düşündüm…

Ne kadar zormuş yeniden birini sevmek, birine güvenmek, yeniden kalbinin kapılarını  açmak, kendimi anlatmak, anlamaya ve anlaşılmaya çalışmak…

Bir çıkış yolu bulmayı çok isterdim ama yapamıyorum!

İnanmış gibi yapıyorum, inanmıyorum.

Güveniyormuş gibi yapıyorum, güvenmiyorum.

Seviyormuş gibi yapıyorum, sevmiyorum.

En önemlisi de ne biliyor musun?

Kimseye kendimi ait hissetmiyorum. Tam inanacak gibi oluyorum sonra bir gülme geliyor. Yaşadıklarımız geliyor, sen geliyorsun aklıma. Açtığın ama bir türlü kapatamadığım yaralar geliyor. Kimsenin saramadığı ama yenilerini açmaktan da gocunmadığı yaralar…

Ne istedin sen benden?

Yapman gereken sadece yanımda olmaktı. Ben arkamda ya da karşımda olmanı istemedim ki senden! Sadece yanımda olmanı istedim. Keşke bıraksaydın da sadece papatyalar sevseydi beni.

 

 

Bir Cevap Yazın