Neden mi yazıyorum?

Sen olsan yazmaz mısın?
Şimdi söyle bana…
Sen hiç;
Bütün öfkeni, sinirini, iç hesaplaşmalarını kendi iç sesini bile duymamak için yüksek müzik eşliğinde koşu bandında attın mı?
Küfür etmek isteyip, ağzına iki tane çarpmak istediğin insanlarla gereksiz muhattap olmak yerine kum torbası yumrukladın mı?
Nefes nefese kaldığın, yorulduğun, acıdan yürüyemediğin, ağladığın günleri hedefine ulaşmak için sarıp sarmaladın mı?
Kendi ayakların üstünde sapasağlam durup, kimseye minnet etmeden girdiğin savaşlardan galip çıktın mı?
‘Güçlüdür o, her türlü kendi başının çaresine bakar.’imajını sadece vermekle kalmayıp dibine kadar güçlü kalabildin mi?
İyiliklerinin dietini hak etmediğin şekilde ödedin mi?
Canın yandığında canının yandığını sandığın, insan yerine koyduğun kişilerin aslında bir bok ifade etmediğini 30 yaşında öğrendin mi? Hala anlayıp tanıyamadıysan, bu benim işte… Küllerimden doğar, yıkıntıların üstünde kahvemi içerim…

3 Comments

  1. Guzel yorumlariniz, bakis aciniz ve duygularinizi yansittiginiz icin sonsuz tesekkurlerimi sunarim. Asla pas etmemek tarifi bu olsa gerek 🙏🙏

Bir Cevap Yazın