Bilin istedim.

Her insan değişir.
Bazıları yeterince öğrenir ve değişmek ister.
Bazıları ise fazlası ile acı çeker ve değişmek zorunda kalır.

Kendim ve ailem adına herşey iyi güzel giderken, bazı insanlara; Rahatım, rahatsız eder mi? Sorusunu sormak geliyor içimden.

Evet herşey bazı insanlara rağmen, gayet güzel ve yolunda gidiyor…

Böyle güzel bir değişimden sonra, onca yıl aslında aynı standartta yaşadığınız hayatı sorgulayan insanlar çıkmayacak mı sanıyorsunuz?

Tabi ki çıkacak…

2 yıllık kimya bölümünden 19 yaşında mezun olup, babama kafa tutup satış danışmanı olarak işe başladığımdan beri (2005 yılından itibaren) kendi ayaklarım üzerinde duruyorum. Ve bununla gurur duyuyorum.

O zamandan beri insanların ön yargıları ile savaşıyorum. Sırf birilerine mahçup olmamak, onları mahçup etmemek adına gece gündüz çalıştığımı, kolilerin üzerinde uyuduğumu, 3 gün 3 gece sadece eve duş alıp gelip çalışmaya devam ettiğimi biliyorum. Şu an bulunduğum konuma birilerinin torpili ile ya da yalakalık yaparak gelmediğimi de biliyorum.

Kendi paramı kazanıyorum ve istediğim şekilde harcıyorum. Ailemin sayesinde kendimi bildim bileli bütün kararlarımı kendim veriyorum…

Neden mi?

Annem ve babam kendi yaşayamadıkları çocukluğu bizlerde yaşattıkları için…

Nasıl mı?

Annem ve babam çok küçük yaşta çalışmaya başlamak zorunda kaldıkları için üç kardeş olarak okullarımız bitene kadar bizi hiçbir yerde çalışmaya vermediler. Her yaz tatile giderdik. Kendimi bildim bileli derin sularda yüzmeyi severim.

Babam Tünelde çalıştığı için daha 3 yaşında başladım ben İstiklal Caddesini gezmeye… Beni Mephisto kitabevi ile tanıştıran ve kitaplari sevdiren babamdır.

O dönem Fatih’te oturduğumuz için, hayatımız Balat, Beşiktaş, Ortaköy, Taksim, Karaköy taraflarında geçiyordu. Yani ben şimdilerdeki gözde mekanınız olan Karaköy’ü değil Tophane’yi bilirim asıl.

Daha ben ilkokula giderken babam bizi ailece tiyatroya götürüp, sanatı sevmemiz ve sosyal olmamız için elinden geleni yapardı ve hala da yapmaya devam ediyor.

İlk topluluk arasında şarkı söylediğimde ilkokul beşe gidiyordum. Organize eden yine babamdır.

İlk telefonumu 99 senesinde orta son sınıfta almıştı babam ki;o zaman bir çok ailede ev telefonu yoktu.

Kendimi bildim bileli evimizde bilgisayar var ve ben çocukluğumdan beri bilgisayar kullanıyorum.

İlk gitarımı lise sonda almıştı babam eğitim seti ile beraber… Tabi her baktığında saydırıyor şuanda orası ayrı 😁

İlk banka hesabımı açtırdığında ben lise birinci sınıfa gidiyordum. Geçen bankaya gittim, imzam hala aynı ki gişe görevlisi ne kadar ilginç olduğundan bahsetti.

Babam araba kullanmayı çok sevmesine rağmen dedem ona öğretmediği ya da öğretmek konusunda desteklemediği için ehliyetini 30’lu yaşlarda almış. Bu nedenle biz 3 kardeşin de 18 yaş doğum günü hediyesi ehliyet evraklarıydı.

İlk alkol deneyimimi, abim; içeceksen benimle iç dediği için lisede dayımın barında denemiştim. Yani şimdilerde beni rakı içerken çok görmeniz alkolik olduğum değil onun sohbetinin değerini bildiğim ve sevdiğim içindir.

Şuan hala çok severek gittiğim Akın Balık’ı siz yeni keşfetmiş olabilirsiniz sosyal medya sayesinde ama ben orayı keşfedeli yaklaşık 7 yıl oldu.

İlk yaz tatiline kız arkadaşlarımla çıktığımda 20 yaşındaydım. Sonrasında da bütün tatillerimi; kitaplarım, müziğim ve fotoğraf makinem eşliğinde yaptım. Gördüğünüz gibi yapmaya da devam ediyorum.

Çocukluğumdan beri tavla, okey, batak,koz maça gibi oyunları iyi bilirim. Çünkü ben hayatımdaki 3 erkekle hayata 3-0 önde başladım.

Doğduğum ilk andan beri fotoğrafım var. Aile olarak fotoğraf çekmeyi çok seviyoruz çünkü. Yeni yerler gezmek görmek en büyük favorim… Ondandır 2 güne onlarca resim sığdırmam.

Dans etmeyi özellikle roman havalarını ve latin danslarını çok severim. Sorsanız hiç öyle bir tarzın yok dersiniz ama iyi oynarım.

Kaç tane kitap okuduğumu sayamam bile ki iki haftada 9 kitap okumuşluğum vardır.

Demem o ki; ben çocukluğumdan beri kilo ile ilgili yaşadığım sorunlar hariç gayet kaliteli bir hayat yaşıyorum. Yani, bana ait olan bir hayatı yaşamaya devam ediyorum.

Sizin dikkatinizi yeni yeni çekiyor.

Neden? (Boşandığım için mi?)

Nedeni çok basit, değiştim.

Hem de çok değiştim.

Çünkü ziyadesi ile acı çektim.

Peki siz neredeydiniz?

Dedikodu yapıyordunuz sanırım yine!

Benim ailem bana bu güzellikleri aşılarken, siz çocuklarınıza neyi aşıladınız?

Sizin kızınız ya da oğlunuz tomarla para verip gönderdiğiniz özel üniversiteyi okumayı beceremediği ve bıraktığı için mi sivri diliniz?

18 yaşında dünyayı gezmesini istemek yerine, paranızla satın aldığınız kocasından mı rahatlığınız?

Son model kapınızda duran arabayı bile kullanacak kapasiteye sahip olamadığı için mi kıskançlığınız?

PARDON, SİZ KİMSİNİZ?

1 Comment

  1. En güzelli de onu cesareti aşılamak degilmidir sabrı ilmek ilmek öğretmek sevginin gücünün sonsuzluguna inandırmak,

    Akıllı kendine güvenen öz saygısı yerinde minikler yetiştirmek.

Bir Cevap Yazın