Tebessüm

Hepimizde bir geçmişe dönme arzusu…

O zamana yeniden gitsek şimdiki hatalarımızı yapar mıyız acaba?

Peki o zamanki hataları yapmasak bugünkü tecrübelerimizi edinebilir miyiz?

Hayır.

Bir gün çok sevdiğim bir arkadaşımla konuşurken şöyle demişti.

Bırak kızım geçmişi. Geçmiş, okunup rafa kaldırılan tozlu bir kitap gibidir. Yeniden okumak istediğinde eline alırsın, tebessüm edersin ve yine yerine koyarsın. E. P.

Ne kadar da haklıydı…

O yüzden bırakın artık geçmiş için ah! -vah! etmeyi. Geçmiş meraklarınızı, özlemlerinizi, üzüntülerinizi…

Oldu ki yıllar önce yarım bıraktığınız bir ilişkiniz vardı. Yıllar sonra hayatınızın en güzel döneminde karşılaştınız.

Ne yapacaksınız?

Kalkıp gidecek misiniz?

Hadi gittiniz. Siz aynı siz misiniz?

Hayatımız ile ilgili eski defterleri kapatmadığımız ve kafa yapımızı değiştirmediğimiz sürece ne yazık ki yaptığımız eylemlerin hiç bir anlamı yok.

Saçımızın rengini-boyunu, kıyafetimizi, tarzımızı, dış görünüşümüzü, kendimizle ilgili bütün fiziksel değişiklikleri yapsakta düşüncelerimizi değiştirmediğimiz sürece bir arpa boyu yol alamayız.

Bunları neden mi anlatıyorum?

Bundan yaklaşık 1 yıl önce bedenimi, saçımın rengini-boyunu, kıyafetlerimi, makyajımı… Kendimle ilgili bütün fiziksel değişiklikleri gerçekleştirdim. Ama hala mutlu değildim. Hayatımda olması gereken hiçbir şey yolunda gitmiyordu çünkü.

Şunu kabul edelim ki; Özel hayatımızda yaşadığımız bütün sorunlar, iş hayatımızdan tutun sosyal hayatımıza kadar etkiliyor.

Çok kolay olmadı tabi kafa yapısını değiştirmek!

İki haftada 9 kitap okudum. Okuduğum kitapların çoğu, bu tarz sorunlar yaşayan insanların nasıl ayakta kalabildiği ile ilgiliydi. Yaklaşık olarak her gün çılgınlar gibi tepsi tepsi kek, börek, pasta yaptım. Yani çok sevdiğim çevrem, yemek yapmayı sevdiğimi düşünürken ben kendimle savaşıyordum. Çünkü düşüncelerimin değişmesi için kendimi ikna etmem gerekiyordu. Mecbur olmadıkça kimse ile iletişim kurmuyordum.

Bir karar ver ve artık uygula artık Senem! sürekli bunu düşünüyordum.

….

Evet kararımı vermiştim.

Hayatımda beni mutsuz eden hiçbir şeyi hayatımda istemiyordum.

Öncelikle beni mutsuz eden insanları hayatımdan çıkardım.

İş yerimde mutsuzdum. Ne olacağını, tek başıma nasıl geçineceğimi düşünmeden, yeni bir iş bulmadan istifamı verdim.

Evimde mutsuzdum, evimi değiştirdim.

Bana zarar veren herşeyi arkamda bıraktım.

Geçmişe ait bütün defterleri kapattım.

2 ay boyunca iş aradım, bulamadım. Olacak gibi değildi, tur ile tatile çıktım. Yeni yerler, yeni insanlar, yeni müzikler bana her zaman huzur vermiştir.

Bu süreçte eskiye ait hiçbir şey düşünmedim. Yenilenmiş, tazelenmiş bir şekilde geri döndüm. Yeni bir işe başladım.

Velhasıl kelam, siz ne kadar ileriye dönük ve pozitif bakarsanız o kadar güzel olaylar ile karşılaşırsınız. Ne kadar negatif bakarsanız o kadar negatif…

Bu gibi durumlarda yaşadığımız olayın içinden biraz çıkmak gerekiyor. Biz bunu yapamadığımız için çoğu zaman üstümüze üstümüze gelen sorunlar içinde boğuluyoruz.

Oturun ve geçmişinizle yüzleşin. Eğer yüzlesemiyorsanız gelecek ile ilgili pişman olacağınız hayaller kurmayın.

Bir Cevap Yazın