O’nun Hikayesi 6/Duygusuz musun

Ne zaman bu kadar duyarsız olduk?

Çevremizdeki insanların yaşadıklarına, anlattıklarına, hikayelerine karşı ne zaman böyle olduk?

Geçenlerde bir erkek arkadaşım, aşk acısı yaşadığından ve biraz daha oturup konuşursak ağlayabileceğinden bahsetti. Duyunca o kadar komik geldi ki; itiraf edeyim içimden kahkaha attım. Birden bütün patavatsızlığım ile şöyle dedim;

‘Abicim sen delirdin herhalde kaç yaşına gelmişsin ne aşkı? Hayatında daha önemli şeyler var. Unutursun gider. Sen hiç aynaya bakmıyor musun? Ya da potansiyelinin farkında değil misin? Bir insanın sahip olmak isteyeceği herşeye sahipsin. Ne aşkından bahsediyorsun?’

Önce biraz bozuldu söylediğime…

Sonra da hayatımın sorusunu sordu bana…

‘Bildiğin gibi değil Senem… Ben kendimin farkındayım. Şuan 40 yaşındayım. Yirmi yıl sonra aynaya baktığımda belki görünüşümden bu kadar memnun olmayacağım ama duygularım, hislerim aynı olacak. Ruhum aynı olacak. Yine böyle duygusal, yine böyle aşık olacağım.

Peki ya sen?

Sen birlikte olamayacağınızı bile bile; her an, her saniye hiç bıkmadan, usanmadan, yılmadan birini sevebilir misin?’

Düşündüm biraz…

Ne yalan söyleyeyim, sorduğu sorunun cevabını ben de bulamadım.

Şimdi de düşünüyorum.

Sevemem herhalde…

İnsan tek başına bir çok zorluğa katlanıp, başına gelen bütün kötü olaylardan ders çıkarıp, her yenildiğinde pes etmeden yeniden ayağa kalkıp sebepsiz yere bile gülmeyi öğrenebiliyorsa, gerçekten kimsenin yokluğundan etkilenmiyor artık. Daha da önemlisi sadece kendini seviyor.

Son zamanlarda fark ettim ki; Benim sevgi, aşk, duygusallık konuları ile ilgili limitlerim dolmuş. O yüzden de anlatılan herşey bana çok duygusuz, saçma, basit ve anlamsız geliyor. Sanırım onların duyguları ile değil benim duygusuzluğum ile alakalı bir durum bu.

Çok üzücü değil mi?

İyi bir işiniz, kariyeriniz, arabanız, boğaz manzaralı bir eviniz var ama mutlu değilsiniz, çünkü aşıksınız. Başınıza gelen her türlü şeyle baş edebiliyorsunuz ama biri geliyor hayatınızı alt üst ediyor. Yetmiyormuş gibi enkazı kaldırmak yine size kalıyor.

Sonra neden bu kadar duygusuzsun?

Tam olarak bu yüzden…

Aşık olup üzüleyim mi?

Aslında bunu söyleyen bir kadın olsa belki bu kadar komik gelmezdi. Doğası gereği kadın zaten duygusal. Ama bir erkek olunca bunu söyleyen, insanın inanası gelmiyor doğrusu.

Hele ki günümüzde…

Karısını aldatan, birlikte olduğu kadına saygı duymayan o kadar çok erkek var ki etrafımızda, bir erkekten bunları duymak bünyemi zorladı herhalde 🙂

Bir Cevap Yazın