Şeker Çuvalı

Aslında yukarıda gördüğünüz fotoğraf, bir şeker çuvalından ziyade; doğum yapan kadınların ya da aşırı kilo alıp veren insanların kilo verdikten sonra vücutlarının aldığı hal…

Acı ama gerçek!

Siz şimdi utana sıkıla soruyorsunuz ya bazen, afedersiniz hiç utanmıyorsunuz;

‘E o kadar kilo verdin, vücudunda sarkma ya da herhangi bir deformasyon olmadı mı?’

Yok tatlım olmadı. İnsan vücudunun dış kısmı deri denilen organdan oluşmuyor zaten, esnek bir yapısı da yok. Çok yediğinde de şişen karnın değil. Ya da hamile kalıp bir çocuk sahibi olmak istediğinde sana ekstra göbek nakli yapıyorlar.

Aslında itiraf ediyorum.

Ben mekanik bir robotum.

O mükemmel sorunuzun cevabı;

Evet oldu.

Olmaması mümkün mü sizce?

Bazılarınız şimdi ‘Nasıl yazıyorsun bunları…’ diye düşünebilir. Kusura bakmayın da, siz sorarken utanmıyorsunuz, ben yazarken mi utanayım?

Ne sanıyordunuz pardon?

3 – 5 kilodan değil, 50 – 60 kilodan bahsediyoruz.

Yani sizden bir tane daha!

O kadar kilo verdikten sonra; yüzünüz, göğüsleriniz, göbeğiniz, kollarınız, bacaklarınız…

Hepsi yerçekimine maruz kalıyor.

Dışarıdan evet kilo vermiş gibi görünüyorsunuz iyi hoşta, o sarkık deriden kurtulmadığınız sürece hiçbir zaman kendinizi tam anlamı ile kilo vermiş hissetmiyorsunuz.

Yani 50 kilo bile olsanız, iç huzurunuz olmadığı sürece mutsuzsunuz!

Kollarınız löp löp, iç bacaklarınız lömbür lömbür…

Durun durun daha bitmedi!

Gıdınız göğsünüze inmiş, göğüsleriniz deseniz göbeğinize… Hele göbeğiniz, utanmasa ayak parmaklarınıza inecek?

Ne oldu şaşırdınız mı?

Hayal etmek o kadar zor değil…

O kadar kilo verdikten sonra ne yazık ki kaçınılmaz son bu! İster kabul edin ister etmeyin şekilcisiniz!

Ve sizin şekilciliğiniz yüzünden insanlar acı çekiyor.

Kilolu fotoğraflarınıza bakıp onları da yemenizden korktukları için iletişimi koparan insanlar var.

Korkmayın kilolu insanların açlıktan insan yediğini duymadık henüz. 138 kiloyken de insanları yemek gibi bir hobimiz yoktu, hala yok.

Şimdi bizim elalem adını vermiş olduğumuz tatlış topluluğumuz başlar yine dedikoduya…

‘Spor ile toparlanır bence o sarkık deri.’

Bizim aklımıza gelmiyor zaten bunları araştırmak. Bir laf vardır bilmem bilir misiniz?

Bana akıl verirken kalanı size yetmeyecekse, benim için risk almayın derim.!

Hadi biz ameliyat ile kurtuluruz belki bu sarkık derilerden de, siz o küçük beyninizden nasıl kurtulacaksınız?

Nakil oluyor muydu?

İnsanların yaşamadığı olaylar üzerine yorum yapmasını sevmem, yapanı da sevmem!

Kendi cesaret edemediğiniz ya da başarı elde edemediğiniz durumlar-olaylar için eleştiride bulunmayın. Bulunuyorsanız da bunu en adil şekilde yapın.

Hiçbirșey yapamıyorsanız, arada bir değişiklik yapıp Empati yapın!

2 Comments

Bir Cevap Yazın